Sosyal Medya ve İnternet Ortamında Özel Hayatın Gizliliği

1- Özel Hayatın Gizliliği

Bireylerin özel hayatı ile ilgili bilgilerin paylaşılmamasını isteme hakkı T.C Anayasa’sının 20.Maddesinde düzenlenmiştir. Şöyle ki maddenin ifade ettiği, ‘’Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.’’ İlgili maddesi ile de bu hak anayasal güvence altına alınmıştır. Ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 12. Maddesine göre de bu hak güvence altına alınmıştır.

İlgili 12. Madde şöyledir: ‘’Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.’’

Bu konuyla ilgili son olarak da İsviçre Konfederasyonu Federal Anayasasının 13.Maddesinin 1.fıkrası da : ‘’ Herkesin kendi özel ve aile yaşamına, konutuna ve bunlar gibi mektup, posta ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.’’ şeklindeki hüküm ihtiva etmektedir. Bu madde gelişmiş Kara Avrupası(Roma Hukuku kökenli) hukuk sistemini benimseyen ülkelerin de özel hayatın gizliliği konusunda ne kadar duyarlı olduğunu bize göstermesi açısından önemli bir örnektir.

Ayrıca bu özel bilgilerin kullanılmaması hususunda aynı maddenin 2. Fıkrası da: ‘’ Herkesin; kişisel bilgilerinin kötüye kullanılmasının önlenmesini isteme hakkı vardır.’’ şeklindeki hüküm ile de bu konuda kesin bir sonuca varmaktadır. Özel hayatın gizliliğinin kutsallığından bu kadar bahsettikten sonra bu hakkın sosyal medyada ihlalini ve bu vakaların ihlalleri sonucunda oluşabilecek durumu tartışalım.

2- Sosyal Medyadaki Paylaşımlarda Özel Hayatın İhlal Edilmesi

İnternet ortamında insanlar internetin verdiği kolaylık ve hızlılık ile bazen bilerek bazen de bilmeyerek bir konu ile ilgili bazı kişilerin özel hayatlarını konu alan fotoğrafları veya belgeleri o kişilerin rızası olmadan paylaşabilmektedir. Bu paylaşımları yaparken ilgili kişinin rızası ve bu konuyla ilgili görüşlerinin alınması çok zor ve imkânsıza yakın gözükmektedir. Çünkü mevzuya bahis olan kişiler genelde birçok kişi tarafında tanınan kişiler olduğundan sosyal medyalarındaki iletilere ileti yoğunluğundan genelde dikkat etmemektedirler ve kendileri ile ilgili haberlerin çokluğundan bu konuya tam olarak yoğunlaşamamaktadırlar.

Biz daha çok yaygın olan bu vakaların üzerinde duralım. Örneğin bir sanatçının ailesiyle birlikte olduğun evinin bahçesinde fotoğraflandıktan sonra bu fotoğrafı kullanarak onun rızasının olup olmadığını bilmeden sosyal medyada paylaşım yapılması aslında biz fark etmesek de çok sakıncalı bir durumdur çünkü bu şahıs paylaşımı izinsiz yapan herkese özel hayatın gizliliğini ihlal etmekten dava açabilmektedir. Özellikle de sosyal mecralarda tanınmış kişilerin gönül ilişkilerinden bahsedilmesi veya ayrılma, boşanma, birleşme aşamalarında bu kişilerle ilgili asılsız haber paylaşılması bu hakkın ihlali olarak önümüze çıkan örneklerdendir. Sosyal medya/internet genel olarak insanlara düşüncelerin ve materyallerin hızlı paylaşılmasını sağladığı için bu gibi durumlarda suç işleme riski bununla birlikte yüksektir. O yüzden internetin ne kadar sanal da olsa suç unsuru olabilecek ve başkalarının hakkını ihlal edebilecek beyanatlara, paylaşımlara yer verilmemesi gereken bir mecra olmasından dolayı tüm bireyler bu konuda hassas olmalıdır aksi halde cezai müeyyide ile karşı karşıya kalınabilir.

3- Gizliliğin İhlali Durumunda Yapılması Gerekenler

Özel hayatın gizliliğinin ifşası ile ilgili: Türk Ceza Kanunumuzda 134. Maddesinde:

(1) ‘’Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.’’

(2) ‘’Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.’’ Şeklinde iki fıkra bulunmaktadır. Bu hükümlere göre özel hayatı ifşa edilen kişi dava yoluyla hakkını arayabilmektedir. Bu hükümlere bakıldığı zaman da özel hayatın gizliliğinin sosyal medyadaki ve sanal medyadaki ihlali ile sanal olmayan hayattaki ihlalinin aynı cezai müeyyideye muhatap olduğu görülmektedir. Bireylerin, medyanın bu hukuki bilgi ışığında sosyal medyada daha dikkatli davranacağı aşikârdır.

4- Öneri

Sosyal medya kullanırken de normal suç ehliyeti olan bir birey olduğumuzu ve yetkililerin bizi suç işlediğimizde tespit edebileceğini unutmamalıyız. Ayrıca sosyal medyada da kişilerin özel hayatının ihlali hem ahlaken hem de hukuken doğru bir şey değildir.

Sanal medyacılık olarak düşündüğümüzde de aslı olmayan, teknik manasıyla ‘’asparagas’’ haberlerle sosyal medyada ve internette paylaşım yapılmaması kişinin menfaatine olur. Aksi halde Türk Ceza Kanunu bu alanda düzenlenmiş, bahsettiğimiz hükümlerle özel hayatın gizliliğini ihlal edenlere uygulanacak hallerden bahsetmektedir.

Bu sebeplerden ötürü sosyal medya kullanıcılarının ve medya mensuplarının özel hayatın ihlali konusunda daha hassas davranmalarını tavsiye ederim.

Yazar: Muhammed Furkan Tunç