Girişimciler Hangi Şirket Türünü Tercih Etmeli?

Giriş

Ticari hayatta limited şirketlerin itibarının anonim şirketlere nazaran daha düşük olduğu şeklinde görüşler bulunmaktadır. Anonim şirketlerin daha büyük ve kurumsal bir yapıya sahip olduğu hususunda belirtilen görüşlerin kısmen de olsa kabul edilebilmesi mümkünse de bir şirketin ticari itibar ve kurumsallığını türünün belirlediğini söylemek çokta gerçeği yansıtmayacaktır. Bu tamamen firmaların tercihine ve süreç yönetim tercihlerine bağlı bir husustur.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 2014 yılında yayımlanan istatistikler Türkiye’de 94.228 anonim şirket, 713.861 limited şirket olduğunu saptamıştır. Hatta 2014 senesinde kurulan 401 yabancı sermayeli şirketin de 65’i anonim, 336’sı limited şirkettir. Dünya internet ve bilişim sektörünün devi Microsoft’un Türkiye’de ki ticari unvanı “Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Limited Şirketi” şeklindedir. Diğer bir değişle gerek yabancı gerekse yerli firmalar çoğunlukla limited şirket kurmayı tercih etmektedirler.

Hukuki tanımı bu olmasa da limited şirketler her ne kadar birer sermaye şirketi olsalar da hala şahıs şirketlerinden bir takım özellikler taşımaktadırlar. Bunu 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanununu incelediğimizde de görmekteyiz. Eski kanunda anonim ve limited şirketler sermaye şirketi olarak kabul ediliyor olsa da iki tür arasında ciddi farklılıklar bulunmaktaydı. Örneğin limited şirket en az iki kişi ile kurulabilirken anonim şirketin kurulabilmesi için en az beş kişiye ihtiyaç vardı. Dolayısıyla şirket kurmayı düşünen kişiler kurulumu biraz daha kolay olan limited şirketleri tercih etmekteydiler. Ancak 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu bu konudaki ayrımı kaldırarak her iki şirket türünün kurulumu için bir kişiyi yeterli görmüştür. Hatta yeni TTK’de limited şirketlere ilişkin düzenlemeler incelendiğinde çoğu maddede anonim şirketlere ilişkin olan hükümlere atıf yapıldığı görülmektedir. Örneğin TTK m.579’da limitet şirketler için esas sözleşmenin emrediciliğine ilişkin olan düzenlemenin TTK m.340’ta anonim şirketler için esas sözleşmenin emrediciliğine ilişkin olan düzenlemenin özdeşi olduğu madde gerekçesinde belirtilmiştir.

Yeni TTK ile birlikte anonim ve limited şirketler arasındaki bariyerlerin aza indirgenmesinin ardından şirket kurmayı düşünen kişiler için “Anonim şirket mi yoksa limited şirket mi kurmalı?” sorusu daha da önem kazanmıştır.

Anonim Şirket ve Limited Şirketlerin Karşılaştırılması

Faaliyetleri Yürüten Kişi Açısından

Ticari hayatta limited şirketlerinin ortaklarının ticari faaliyetlerini bizzat kendileri tarafından yürütüldüğünü söyleyebiliriz. Örneğin bir toptancı, bir restoran, bir nalbur çoğunlukla yürütülen faaliyetlerin bizzat başında yer alır. Hatta bu tür işletmelerin genellikle aile işletmesi olduğu görülmektedir. Bu işletmeler daha az sermaye ile kurulsa da işçilikler bizzat kurucular tarafından sağlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle limited şirketler için çoğunlukla işçilik ve şahıslar önemlidir.

Anonim ve limited şirketlerin kurulması için gerekli olan asgari ortak sayısı birdir. Anonim şirketler için azami ortak sayısı bulunmazken limited şirketlerde ise üst sınır ellidir.

Sermaye Açısından

Bir anonim şirketin kurulması için en az 50.000 TL’lik sermayenin taahhüt edilmesi gerekirken (kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş şirketlerde bu miktar 100.000 TL’dir.) limited şirketler taahhüt edilmesi gereken asgari miktar 10.000 TL’dir.

Organlar Açısından

Anonim şirket yönetim kurulu ve genel kurul adı verilen organlar tarafından oluşmaktadır. Limited şirketlerde ise genel kurulun yanında müdür ya da müdürler adı verilen yönetim tabakası ortaya çıkar. Müdür ya da müdürler anonim şirketlerdeki yönetim kuruluna denk gelir. Birden fazla müdürün bulunması durumunda TTK m.624’ göre bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Anonim şirketlerde yönetim kuruluna ilişkin uygulanacak hükümlerin neredeyse hepsi limited şirket yöneticileri için de uygulama alanı bulacaktır.

Yönetim kurulu görev süresi anonim ortaklarda azami üç yıl olabilir. Sürenin dolmasıyla yönetim kurulu üyelerinin görev süresi resen (kendiliğinden) sona erecektir. Limited şirketlerde ise azami bir görev süresi sınırı bulunmaz. Bu süre genel kurul kararıyla belirlenebilecektir.

Uygulama açısından burada dikkat edilmesi gereken husus limited ortaklıkların daha kolay bir şekilde yürütülebildiğidir. Azami bir görev süresi olmadığı için bir kere atanan müdür, genel kurul tarafından görevden alınana kadar görevine devam edebilir.

Anonim şirketlerde genel kurul toplantıları zorunlu olup bir merasime bağlıdır. Limited şirketlerde ise TTK m.617 bu merasimi ortadan kaldırmıştır.

Anonim şirketlerde yönetim kurulunu görevden almak TTK m.364’e göre genel kurula aittir. Limited ortaklıklarda ise TTK m.630/2’ye göre haklı sebep durumunda her ortak müdürün görevden alınmasını doğrudan doğruya mahkemeden isteyebilir. Anonim şirketlerde ise yolsuzluk vb. sebeplerin saptanmasının ardından atanacak kayyım duruma müdahale edebilir ki bu da usul ekonomisi açısında uzun bir süreç alacaktır.

Sorumluluk Açısından

TTK m.553’te anonim şirket kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğuna ilişkin yer alan hükümler TTK m.644 gereğince limited şirket yöneticileri için de uygulanacaktır.

Anonim şirketler için yönetimin devrini düzenleyen TTK m.367 hükmü, limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.

Bilgi Alma Hakkı Açısından

Limited şirketlerde TTK m.614’e göre her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Ancak anonim ortaklıklarda bilgi alma hakkı son derece sınırlandırılmıştır. Pay sahibi, genel kurul toplantılarından önce bilançolar, yönetim kurulunun faaliyet raporu ve bağımsız denetimin sonuç kısmı gibi son derece sınırlı hususlar hakkında bilgi alabilir.

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin de bilgi alma hakkı son derece sınırlıdır. Yönetim kurulu üyesi, bilgi alma hakkı kapsamında (toplantı dışı) yönetim kurulu başkanına bu talebi iletecek başkanın talebi kabul etmesinin ardından bu hakkı kullanabilecektir.

Ortaklık Hakları Açısından

Anonim şirketlerde yönetim kurulu şirket yönetimi konusunda çok geniş hak ve yetkilere sahiptir. Tabiri caizse anonim ortaklıklarda paran kadar konuş ilkesi hakimdir. Buna karşın limited ortaklıklarda müdürler ve ortaklar arasında bir kontrol mekanizması vardır. Diğer bir ifadeyle limited ortaklıklarda her zaman müdürler ve ortaklar birbirlerini denetleyebilir.

Pay Sahipliği ve Ortaklık Açısından

Anonim ortaklıklarda pay sahipleri çok kolay bir şekilde değişebilmektedir. Payı elinde bulunduran kişi, payın sahibine sağladığı her türlü hal ve imkandan yararlanabilecektir. Bunun istisnası ise esas sözleşmeye bağlam koymaktır. Örneğin nama yazılı pay.

Limited şirketlerde ise TTK m.595/2–3’e göre şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.

Anonim şirketlerde TTK m.141 ve 208’e göre kural olarak şirket ortağının şirketten çıkarılması mümkün değildir. Limited şirketlerde ise TTK m.640’a göre şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.

Halka Arz Bakımından

Anonim ortaklıklar halka açılabilirken limited ortaklıklarda bu mümkün değildir.

Amme Alacakları Açısından

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’u m.35’e göre limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar. Diğer bir ifadeyle sorumluluk, konulan sermaye payı ile sınırlı olmayıp, sermaye payı oranında bir sorumluluktur. Anonim şirketlerde ise TTK m.329’a göre pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve limited şirket yöneticileri açısından ise şirket malvarlığından alınamayan amme alacakları açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Sorumluluk müteselsil ve sınırsızdır.

Sonuç

“Anonim şirket mi yoksa limited şirket mi kurmalı?” sorusuna cevap vermeden önce karar verilmesi gereken husus şirketin nasıl bir organizasyona sahip olunmasının tercih edildiğidir. Şirket kuracak kişi açısından öncelik, ortaklığı belli kişilerle birlikte mi sürdürmektir yoksa her kim olursa olsun öncelik para kazanmak mıdır? Başka bir ifadeyle asıl amaç, ortaklığın pay sahipleri kim olursa olsun kar amacı güderek yürümeye devam etmesi midir yoksa pay sahiplerinin kim olduğunun bir önemi var mıdır? Ortakların kimler olacağı, şahısları tanımanız önem arz ediyorsa o zaman kurmanız gereken şirket türü limittedir.

Genel olarak bir yargıya varmak gerekirse şirketin türü hayati bir kriter değildir. Anonim veya limited şirketler birer sermaye şirketleridir ve TTK hükümlerine tabidirler. Bizim görüşümüz ise işleri doğrudan doğruya takip etmek, beraber çalışacağınız kişileri seçmek sizin önemli değilse ve gerekli sermayeye sahipseniz anonim, diğer durumlarda limited şirket kurmanız menfaatinize olacaktır.

İçeriği Paylaş: